top of page


...
Bazı insanlar bir yere varmak için yola çıkar. Bazıları ise yolda kim olduklarını hatırlamak için. Vardığın yer değişebilir; şehirler, insanlar, hayaller değişebilir. Ama yürürken topladığın hakikatler, senden geriye kalan tek gerçek mirastır. Yol, insanın gittiği yer değil; geride bıraktıklarıyla kurduğu ilişkidir. Bazen bir adım ileri gitmek için yıllarca aynı yerde beklemek gerekir. Çünkü mesafe kilometrelerle değil, dönüşümle ölçülür. Her yolculuk bir kayıpla başlar. Bir
Uğur Akyürek
13 Haz1 dakikada okunur


Sus diyorlar sus
Yine yollardayım, toz içimde Bir ışık yanıyor derinimde Konuş diyorlar ama dilimde Herkes biliyor, yok sesinde Bir masa dolu ama kimse tok değil Bir çocuk bakıyor, gökyüzü yok değil Birileri güler tam ortasında Sanki bu dünya gerçek değil Sus diyorlar, sus Unutursun Sat diyorlar, sat Kaybolursun Hey! Kim uyanır? Hey! Kim dayanır? Bir gün dururum yol ortasında Sor bir kendine Hep mi böyle dünya? Yine yollardayım, yük içimde Ateş taşıyorum derinimde Sus diyorlar ama dilimde Koc
Uğur Akyürek
3 Haz1 dakikada okunur


Kaçmak
Kaçmak istemek neden insanın doğasında var biliyor musun? Çünkü insan zihni sadece hayatta kalmak istemez. Aynı zamanda “yeniden başlamak” ister. Bazen bir şehirden, bazen bir ilişkiden, bazen bir işten, bazen de kendi düşüncelerimizden kaçmak isteriz. Ve ilginç olan şu: Çoğu zaman gitmek istediğimiz yerin neresi olduğunu bile bilmeyiz. Sadece “burası olmasın” der içimiz. Modern insan bunu tatil sanıyor. Ama mesele çoğu zaman deniz görmek değil. Bir süreliğine başka biri gibi
Uğur Akyürek
27 May1 dakikada okunur


Modern yalnızlık
Modern yalnızlık neden bu kadar romantize ediliyor biliyor musun? İnsanlar artık yoruldu. Sürekli güçlü görünmekten, sürekli bir yere yetişmeye çalışmaktan, sürekli “iyi hissediyormuş” gibi davranmaktan. Ve modern dünya bunun çözümünü bulamadı. Sadece estetik hale getirdi. Bir kahve. Loş bir ışık. Gece 02:17. Kulakta eski bir synth parçası. Camdan dışarı bakan bir insan. Bir anda yalnızlık, acı olmaktan çıkıp karaktere dönüştü. Çünkü artık insanlar mutlu görünmekten çok, “anl
Uğur Akyürek
25 May1 dakikada okunur


0’a’0
Sıfır… Hiçlik değil. Aslında her şeyin başlayabildiği tek yer. Matematikte sıfır, sayıları tanımlamaz gibi görünür ama tam tersine… onlara anlam veren boşluğu kurar. Bir sayının değeri, sıfırın ona ne kadar mesafede olduğuyla belirlenir. Yani: Değer, boşluğa olan uzaklıktır. Hayatın Sıfırı Şimdi gelelim esas soruya… İnsanın bir sıfırı var mı? Var. Ama çoğu insan ondan kaçıyor. Çünkü o sıfır: • Ünvanların olmadığı yer • Alkışın sustuğu an • Kimsenin seni tanımadığı o iç oda Or
Uğur Akyürek
9 Nis2 dakikada okunur


20 Mart
- diye bir gün var.“Dünyanın En Mutlu Günü” diye geçiyor. İlk duyduğumda açıkçası biraz garip gelmişti. Yani mutluluk… gerçekten bir güne sığdırılabilecek bir şey mi? Sonra baktım, bu gün öyle rastgele seçilmemiş. United Nations tarafından ilan edilmiş. Amaç da aslında basit: insanlara mutluluğu hatırlatmak. Sadece para, güç, başarı değil…insanın iyi olma hali de önemli demek. Bir nevi “ dur, bir düşün” günü. Ama işin ironik tarafı şu: Bize mutluluğu hatırlatmak için takvimde
Uğur Akyürek
5 Nis2 dakikada okunur


14 ...,
Vitrinlerde kırmızı indirim etiketleri. Kalpler plastik. Gül kokusu sentetik. Aşk? Kampanyalı. Bir günlüğüne hatırlanan duyguların ekonomisi olur mu? Oluyor. Çünkü bu dünya, duyguyu bile paketleyip barkodluyor. “Seviyorsan göster.”Göster diyorlar. Ama fişiyle. Kapitalizm öyle kurnaz ki acıdan şarkı, yalnızlıktan marka, sevgiden sektör çıkarıyor. Aşkı da çıkardı. Ama sevgi… Sevgi kredi kartına sığmaz. Sevgi algoritmaya da düşmez. Sevgi; sabahın beşinde işe giden bir annenin gö
Uğur Akyürek
15 Şub2 dakikada okunur


Ölçtüğün Şey Sensin
Her kontrol bir ölçümdür. Ve her ölçüm, bir ihtimali öldürür. İnsan bunu çoğu zaman fark etmez. Zanneder ki kontrol etmek güvenlidir. Zanneder ki “bir bakayım, emin olayım” demek akıllılıktır. Değildir. Kontrol, merak değildir. Kontrol, korkunun kibar hâlidir. Şüphe ise daha sinsidir. Masum görünür. “Ben sadece gerçekçi oluyorum” der. Ama her seferinde aynı yere çalışır: Alanı daraltmaya. Şans dediğin şey, zeka meselesi değildir. Hatta çoğu zaman yetenekle bile alakası yoktur
Uğur Akyürek
17 Ara 20252 dakikada okunur


... ...
Bazı sessizlikler vardır, konuşmamaktan değil, fazla şey söylemekten oluşur. İçinde biriken cümleler ağırlaşır, zamanla ses olmaktan çıkar, yük olur. Taşıdığını sandığın şeyler aslında seni taşır. Fark etmezsin. Ta ki bir gün durana kadar. Durduğunda anlarsın: Kaçtığın şeyler koşmaz, sadece bekler. Ve sen ne kadar hızlanırsan onlar o kadar derine yerleşir. Zihin çözmek istemez bazen, oyalanmak ister. Sorar gibi yapar, ama cevaplardan korkar. Bu yüzden aynı duyguyu bin farklı
Uğur Akyürek
14 Ara 20251 dakikada okunur


Derinleştikçe Uzaklaşmak
Her gün yeni bir anlam icat ediyoruz. Ama kimse sormuyor: Bu anlamlar kimin hayatına değiyor? Toprağa gömülen günlerin ardından, sıfırdan başlamak yerine neden birbirimizden kopuyoruz? Gelişenler ve sabitlik arayanlar… Aslında ikisi de aynı yerden yola çıkmıştı: İçgüdüsel bir niyetten. Anlamlı olma arzusundan. Biz ise anlamı küçük parçalara böldük. Daha incelttik, daha sofistike hale getirdik. Buna “gelişim” dedik. Oysa toplumla birlikte gelişen bireylerin kopuşu, her gün bir
Uğur Akyürek
13 Ara 20252 dakikada okunur


Sanat Dirençtir, Kültür Komünyondur
Sanatsız bir dünyada zaman sararmış bir fotoğraf olur. Ama sanat… sanat, öyle değil. Eğlence için değil; direniş için var. Bir sahnede yalnızca ses filan değil; kırılganlığımızın yankısı doğar. Sessizlik yalnızca boşluk değil; bir işaret haline gelir. Karanlık yalnızca yokluk değil; aydınlığa çağrıdır. Sanatçılar, iç manzaramızın kâşifleridir. Bizimle birlikte inerler varlığın tahribatına, sonra çıkarırlar kendimizi yeniden tanımaya — bir öncesi yokmuş gibi değil; bir sonrası
Uğur Akyürek
8 Kas 20251 dakikada okunur


İnsan, Uyum ve Yeni Zekânın Kör Noktası
Hiçbir program , hiçbir algoritma, hiçbir yapay zekâ insan kulağının sezgisel duyarlılığını şu anda tam olarak taklit edemez. Edemiyor da... Teknoloji ilerledikçe, insan sesinin yerini değil, sadece yankısını yaratabiliyor. Oysa sanatın özü, “duymak” değil “dinlemek”tir —ve bu fark, bizi hâlâ insan yapan en derin boşluktur. Yapay zekâ, gerçekten de harika bir şey olabilir. Bence öyle de. Ama çalışan insanların hukuki bilgisizliği, yazılımcıların kendi hayatlarını zenginleştir
Uğur Akyürek
1 Kas 20252 dakikada okunur


Anlamın Gölgesinde
İnsan, anlamsız bir dünyada anlam arayan tek varlıktır. Evren sessizdir; yıldızlar hiçbir şey söylemez. Ama biz susamayız. Bir anlam ararız — bazen bir bakışta, bazen bir şarkıda, bazen de hiç dönmeyecek birinin ardında. Dünya büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Kimi rollerini ezberlemiş, kimi hâlâ doğaçlama yapıyor. Ve perde kapanmadan önce herkes bir kez olsun aynı soruyu soruyor: “Bütün bunlar neden?” Belki anlam dediğimiz şey, bulunması gereken bir hedef değil, sadece insa
Uğur Akyürek
13 Eki 20251 dakikada okunur


Zirveler ve Sonlar
İnsan, yaşadığı anı değil; onun zirvesini ve sonunu hatırlar. Bir konserin en coşkulu notası, bir ilişkinin en kırıcı cümlesi, bir günün...
Uğur Akyürek
12 Eki 20252 dakikada okunur


Beklemenin Sessizliği
Bazı insanlar susmayı, bazıları unutmayı öğrenir… Ama biz, beklemeyi öğrendik. Belki de sevilmeyi değil, sevilmeyi beklemeyi sevdik....
Uğur Akyürek
11 Eki 20251 dakikada okunur


“Yeraltında Kırık Bir Gezegen”
Şehirler hâlâ parlıyor. Ama insanlar yavaş yavaş siliniyor. Işıkların altında konuşanlar çoğalıyor, ama kimse neden yorgun olduğunu...
Uğur Akyürek
5 Eki 20251 dakikada okunur


kısa kısa...
İnsanın en büyük arzusu, anlaşılmaktır. Bir cümlenin, bir bakışın ya da bir nefesin içinde kendi varlığını bulmak ister. Fakat ne zaman...
Uğur Akyürek
4 Eki 20251 dakikada okunur


“Bence Uzun Zaman Oldu”
Bence uzun zaman oldu. Kendimle konuşmayalı, kendi sesimi içten içe duymayalı. Dışarıda çok şey anlatıyorum gibi görünüyor ama içimde bir suskunluk var, biriken. Konuşmadığım cümleler, sormadığım sorular, cevabını bildiğim ama duymaya cesaret edemediğim gerçekler var. Zaman tuhaf. Geçiyor mu, sürüklüyor mu, yoksa sadece biz mi yürüyormuş gibi yapıyoruz, bilmiyorum. Ama bazı sabahlar uyanmakla uyanmamak arasında kalıyorum. Sanki her şey bir rüyaya benziyor; ama uyanmak istemiy
Uğur Akyürek
23 Eyl 20251 dakikada okunur


“Ateş Yaktıysa, Neden Dumanı Yalan Kokuyor?”
Bugün ülkem yandı. Sadece orman değil… Toprak değil… İnsan da yandı. Anne, çocuk, itfaiyeci… Belki bir çoban. Belki adı hiç yazılmayacak...
Uğur Akyürek
24 Tem 20251 dakikada okunur


Savaşma ...
Bir zamanlar duvarlara umut yazılırdı. Şimdi duvarlar dilsiz, insanlar ise sesli ama hissiz. “Savaşma, seviş.” dedik… Ama savaşanlar...
Uğur Akyürek
8 Tem 20251 dakikada okunur
bottom of page