...
- Uğur Akyürek
- 13 Haz
- 1 dakikada okunur

Bazı insanlar bir yere varmak için yola çıkar. Bazıları ise yolda kim olduklarını hatırlamak için. Vardığın yer değişebilir; şehirler, insanlar, hayaller değişebilir. Ama yürürken topladığın hakikatler, senden geriye kalan tek gerçek mirastır.
Yol, insanın gittiği yer değil; geride bıraktıklarıyla kurduğu ilişkidir. Bazen bir adım ileri gitmek için yıllarca aynı yerde beklemek gerekir. Çünkü mesafe kilometrelerle değil, dönüşümle ölçülür.
Her yolculuk bir kayıpla başlar. Bir alışkanlığı, bir korkuyu, bir insanı ya da eski bir kendini geride bırakırsın. Yolun ödülü ise vardığın yer değil, artık taşıman gerekmeyen yükleri fark etmektir.
İnsan çoğu zaman yanlış yollara sapmaktan korkar. Oysa bazen yanlış sandığımız yollar, bizi doğru sorularla tanıştırır. Ve hayatın büyük kısmı cevaplardan değil, cesaretle sorulmuş sorulardan oluşur.
Ufuk çizgisi hiçbir zaman yaklaşmaz. Ne kadar yürürsen yürü biraz daha ileridedir. Belki de mutluluğun sırrı ona ulaşmakta değil, ona doğru yürümekten vazgeçmemektedir.
Yolun uzunluğu değil, seni neye dönüştürdüğü önemlidir. Çünkü bazı insanlar dünyanın yarısını gezer ve hiç değişmez. Bazıları ise tek bir sokağı geçerken bambaşka bir insana dönüşür.
Bir gün dönüp baktığında hatırlayacağın şey vardığın yer olmayacak. Yağmura yakalandığın akşam, sabaha kadar konuştuğun dost, sessizce uzaklaştığın şehir ve kalbini ilk kez duyduğun o uzun yol olacak.
Yol dediğin şey, haritalarda çizilen çizgilerden ibaret değildir. İnsan bazen bir şehri geçer ama bir duygunun içinde yıllarca kalır. En uzun mesafeler de zaten ayaklarla değil, kalple yürünür.
Aky 26



Yorumlar