“Bence Uzun Zaman Oldu”
- Uğur Akyürek
- 23 Eyl
- 1 dakikada okunur
Bence uzun zaman oldu.
Kendimle konuşmayalı,
kendi sesimi içten içe duymayalı.
Dışarıda çok şey anlatıyorum gibi görünüyor ama içimde bir suskunluk var, biriken.
Konuşmadığım cümleler,
sormadığım sorular,
cevabını bildiğim ama duymaya cesaret edemediğim gerçekler var.
Zaman tuhaf.
Geçiyor mu, sürüklüyor mu, yoksa sadece biz mi yürüyormuş gibi yapıyoruz, bilmiyorum.
Ama bazı sabahlar uyanmakla uyanmamak arasında kalıyorum.
Sanki her şey bir rüyaya benziyor; ama uyanmak istemiyorum.
Belki de gerçekliğe dönmenin bir bedeli vardır,
ve ben onu ödemek istemiyorumdur.
Bence uzun zaman oldu,
bir şeye gerçekten tutkuyla bağlanmayalı.
Gülüp geçiyorum çoğu şeye,
ama içimden geçen o değil.
Yüzümde bir tebessüm var, evet, ama içimde suskun bir kalabalık.
Çoğu şeyin farkındayım,
ama farkındalık bazen hiçbir şey yapamamakla eşdeğer.
Bir tür yorgun bilgelik sarmış beni.
Dokunmam gereken yerleri görüyorum,
ama elim uzanmıyor.
Sanki uzatsam da bir şey değişmeyecekmiş gibi.
Hayat, güzel anları kaçırma korkusuyla kirlenmiş bir yarış gibi.
Oysa ben sadece bir köşede oturup gökyüzünü izlemek istiyorum.
Belki de bazı geceler, yıldızlara sadece bakmak gerek.
Anlam yüklemeden.
Ulaşmaya çalışmadan.
Sadece varlıklarını kabul ederek.
Bence uzun zaman oldu…
Birinin gözlerinin içine gerçekten bakmayalı.
Kendimi bir yere ait hissetmeyeli.
Ya da bir şarkıyı dinleyip gözlerimin dolmasına izin vermeyeli.
Bazen bir yazının içinde kaybolmak istiyorum.
Saklanmak gibi değil.
Sadece bir süreliğine durmak.
Sesleri, kalabalığı, gereksiz tüm yükleri arkada bırakmak.
Çünkü yoruldum.
Her şeye yetişmeye çalışmaktan,
her şeyi çözmeye çalışmaktan,
herkesin anlayışını beklemekten.
Kendimi bile ikna etmekten.
Bence uzun zaman oldu…
Ama hala geç değil.
Çünkü içimde bir yer hâlâ umut taşıyor.
Bir çocuk gibi inatla inanan bir tarafım var.
Belki tam da bu yüzden…
Bunca kırılganlığın içinde hâlâ ayakta kalıyorum





Yorumlar