

... ...
Bazı sessizlikler vardır, konuşmamaktan değil, fazla şey söylemekten oluşur. İçinde biriken cümleler ağırlaşır, zamanla ses olmaktan çıkar, yük olur. Taşıdığını sandığın şeyler aslında seni taşır. Fark etmezsin. Ta ki bir gün durana kadar. Durduğunda anlarsın: Kaçtığın şeyler koşmaz, sadece bekler. Ve sen ne kadar hızlanırsan onlar o kadar derine yerleşir. Zihin çözmek istemez bazen, oyalanmak ister. Sorar gibi yapar, ama cevaplardan korkar. Bu yüzden aynı duyguyu bin farklı
Uğur Akyürek


Derinleştikçe Uzaklaşmak
Her gün yeni bir anlam icat ediyoruz. Ama kimse sormuyor: Bu anlamlar kimin hayatına değiyor? Toprağa gömülen günlerin ardından, sıfırdan başlamak yerine neden birbirimizden kopuyoruz? Gelişenler ve sabitlik arayanlar… Aslında ikisi de aynı yerden yola çıkmıştı: İçgüdüsel bir niyetten. Anlamlı olma arzusundan. Biz ise anlamı küçük parçalara böldük. Daha incelttik, daha sofistike hale getirdik. Buna “gelişim” dedik. Oysa toplumla birlikte gelişen bireylerin kopuşu, her gün bir
Uğur Akyürek


Sanat Dirençtir, Kültür Komünyondur
Sanatsız bir dünyada zaman sararmış bir fotoğraf olur. Ama sanat… sanat, öyle değil. Eğlence için değil; direniş için var. Bir sahnede yalnızca ses filan değil; kırılganlığımızın yankısı doğar. Sessizlik yalnızca boşluk değil; bir işaret haline gelir. Karanlık yalnızca yokluk değil; aydınlığa çağrıdır. Sanatçılar, iç manzaramızın kâşifleridir. Bizimle birlikte inerler varlığın tahribatına, sonra çıkarırlar kendimizi yeniden tanımaya — bir öncesi yokmuş gibi değil; bir sonrası
Uğur Akyürek









